Cookies help us provide better user experience. By using our website, you agree to the use of cookies.

Urla'yı bizimle birlikte yaşayın

2019-10-11 0 comments

 

İzmir‘e 30 km uzaklıktaki Urla, masmavi denizi, ince kumlu plajları, geleneksel yaşamın izlerini taşıyan üretici köyleri, göz alıcı doğal güzellikleri ve insanlık tarihi ile yaşıt tarihi bölgeleri ile buram buram Ege kokan bir ilçe.

Kent yaşamından, gürültüden ve koşuşturmadan uzaklaşmak isteyen İzmirlilerin akınıyla nüfusu hızla artan Urla, İzmir-Çeşme Otoyolu’nun ulaşım kolaylığı ile şehir merkezine 30 dakikalık bir yolculukla ulaşılabilen bir yerleşim yeri. Bu özelliği ile Urla, yalnız İzmirlilerin değil İstanbulluların da yerleştiği, yaz-kış yaşadığı bir merkeze dönüştü.

  

İzmir’in yanı başında olmasına rağmen şehrin karmaşasından ve stresinden uzak olan Urla, Ege Bölgesi’nin en eski yerleşim yerlerinden biri. Dünyanın bilinen en eski limanları arasında yer alan Urla, antik dönemde zeytinyağı üretimi ve ticaretiyle tanınıyordu. Anadolu’nun bilinen en eski zeytinyağı işliği Urla’da bulunuyor.

Urla tarihi

Urla ismi, Yunancada sazlık-bataklık anlamına gelen Vurla kelimesinden geliyor. Bazı tarihçiler ise Urla isminin Osmanlı’nın beşinci padişahı I. Mehmet’in (Mehmet Çelebi) komutanlarından İbrahim Bey’in sefere çıkarken kendisine ‘uğur ola’ demesinden kaynaklandığı ifade ediyor.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de ismi geçen Urla’dan bu kaynakta Kıdafe Kralı’nın kızı Ulice tarafından kurulduğu ve şehre Urli adı verildiği, bu ismin de zamanla Urla’ya dönüştüğünden söz ediliyor.  

Antik çağdaki adı Klozomenai olan Urla’nın Dor ve Aka göçleri sonucunda bölgeye yerleşen İyonlar tarafından kurulduğu biliniyor. İyonlardan sonra Pers, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliğine giren Urla, özellikle Büyük İskender ve Roma dönemlerinde büyük gelişmeler yaşamış.

Bu dönemlerde Batı Anadolu’nun bilim ve kültür merkezi olan Urla, Sokrates’in hocası olarak bilinen Anaksagoras ile felsefe ile tanışmış. Anaksagoras’ın heykeli günümüzde Urla ilçe merkezinde ziyaretçileri karşılıyor.

Ünlü Türk Denizci Çaka Bey’in önderliğinde, 1080’li yıllarda Urla’ya ulaşan Türkler, Urla’ya Türklerin yerleşmesine öncülük etmiş. 1390’da Osmanlı egemenliğine giren Urla, 18 Mayıs 1919’da Yunan işgaline uğradıktan 3 yıl sonra 12 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarılmış.

Urla’nın tarihi dokusu

Geçmişi MÖ 2 binli yıllara kadar uzanan ilçede, önemli arkeolojik alanlar ve tarihi eserler bulunuyor. Klazomenai, Limantepe Höyüğü, Köprülü Mescidi, Rüstempaşa Camisi ve Hamamı, Yahşibey Külliyesi, Helvacılar Camisi ve Hamamı, Sübyan Mektebi, Kılıç Hocaali Camisi, Fatih İbrahimbey Camisi ve Külliyesi, Kütükminare Camisi ilçenin sayılabilecek tarihi alanlarından.

 

Urla'da Gezilecek Yerler

Ziyaretçilerine dinginlik veren huzurlu atmosferiyle Urla Yarımadası’nın merkezinde yer alan Urla, aynı zamanda Karaburun, Çeşme, Alaçatı gibi tatil merkezlerine gidenleri karşılayan, yarımadanın kapılarını açan bir yerleşim yeri.

Sakin limanı, Rumlardan kalan taş evleri, tarihi ve doğal güzellikleri ile Urla, 20. yüzyılın en önemli şairlerinden, Nobel ödülü sahibi Yorgo Seferis’in de doğum yeri. Türkiye’nin en önemli romancı, şair, yazarlarından Necati Cumalı ve ünlü müzisyen ve sinema sanatçısı Tanju Okan da uzun yıllar Urla’da yaşadı

Klazomenai

Batı Anadolu tarihinin en önemli yerleşim yerlerinden Klazomenai, tarihte kurulan 12 İyon kentinden biri. Urla İskelesi’nin yanı başında kurulan şehir, Pers istilasından korunma amacıyla iskelenin arkasında, daha korunaklı bir bölgeye taşınmış.  

 

Klazomenai’de bugüne kadar yürütülen kazılarda çok sayıda lahit ve tarih öncesi dönemlere ait önemli kültür tabakaları ortaya çıkarılmış. Yapılan araştırmalarda Limantepe Höyüğü’nün Kalkolitik Çağ’da oluştuğu belirlenmiş.

Ele geçen bulgular arasında en önemlisi, tarihteki en eski bilinen limanın bu bölgede kurulması olmuş. Zeytinyağı üretimi ve ticaretinde bir marka olan Klazomenai’de MÖ 6. yüzyıla tarihlenen, zeytinyağı işliği olarak da anlandırılan zeytinyağı üretim tesisi büyük önem taşıyor.

Karantina Adası

Karantina Adası, Urla İskele’de ana karaya ince bir yolla bağlı bir ada. Büyük İskender Dönemi’nde ana kara ile bağlantısı sağlanan adada Fransızların inşa ettiği Tahaffuzhane adı verilen bir hastane bulunuyor. Adaya Karantina adı verilmesinin sebebi deniz yoluyla gelenlerin ve göçmenlerin karaya geçmeden önce bu adada karantinaya alınmasından kaynaklanıyor.

Urla Karantina Adası’nda bir mağara, eski hastane binası ve antik Klazomenai Kenti’nin kalıntıları bulunuyor. Ada çevresinde, deniz içinde Klazomenai’den kalma antik mimari parçalarını görmek mümkün.

 

Sanat Sokağı

Urla ilçe merkezinde asıl ismi Zafer Caddesi olan Urla Sanat Sokağı, renkli kafe ve restoranların sıralandığı, antikacıların, seramik sanatçılarının, ressamların ve el sanatları ile uğraşan kişilerin atölyelerinin bulunduğu, tezgahlarda tasarım ürünlerini ve hediyelik eşyaları satın alabileceğiniz bir cadde.  

Malgaca Pazarı

Urla ilçe merkezinde bulunan Malgaca Pazarı ve Arasta, Urla’nın en eski tarihi alışveriş merkezi. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de söz edilen tarihi çarşı Urlalıların alışveriş yaptığı, esnafın dükkanlarının bulunduğu, yerel kahvehanelerde mola verip bir şeyler içebileceğiniz hoş bir atmosfere sahip.  

Terzi, berber, kasap, manav, lokanta, kuyumcu gibi farklı ihtiyaçların karşılanabileceği çok sayıda esnafın dükkanının bulunduğu Malgaca Pazarı sokaklarında ortaya atılan küçük taburelerde çayınızı, kahvenizi içerken Urla’da yerel halkın günlük yaşamına tanık olabilirsiniz.  

Urla İskelesi

Urla ile özdeşleşen fotoğraf karelerine hayat veren Urla İskele, Urla’nın denizle buluştuğu, balıkçı barınağı çevresinde sıralanan balık restoranları, kafeler, kahvaltı mekanları ve katmercilerin bulunduğu, Urla’nın en popüler turistik noktası. Mis gibi deniz havasını içine çekebileceğiniz Urla İskele, yaz-kış hareketli. İskele’nin bir bölümünde küçük bir halk plajı da bulunuyor.  

Urla Bağ Yolu

Urla şarap üretiminde Türkiye’nin Toskanası olarak adlandırılıyor. Urla Bağ Yolu ya da Urla Şarap Rotası, 5 butik şarap üreticisinin şaraplık üzüm bağları ve şarap üretim işletmelerinin yer aldığı bir rota.

Bağ yolunda Urla Şarapçılık, Urla Bağevi, MMG Şarapçılık, Mozaik Şarapçılık ve Urlice Şarapçılık’ın bağları ve işletmeleri bulunuyor. Birçoğu İzmirli ailelere ait olan bu işletmelerde şarap tadımı yapabilir, restoran ve kafelerinde yemek yiyebilir, üzüm bağlarını gezebilirsiniz.

Çeşmealtı

Urla İskele’ye 9 km uzaklıktaki Çeşmealtı, Urla’nın plajları ile ünlü yazlık tatilci bölgesi. Birçok İzmirlinin yaz-kış yaşadığı tek katlı müstakil evlerinin sıralandığı Çeşmealtı, İçmeler mevkisindeki kaplıcaları ile de ünlü. Çeşmealtı, yaz aylarında kurulan gece pazarı ile yazın tadını çıkarmak isteyenleri ağırlıyor.  

Urla Sualtı Müzesi

Urla Çeşmealtı yakınlarında Güvendik Mahallesi’nde bulunan Urla Sualtı Müzesi‘nde Ankara Üniversitesi Mustafa V. Koç Deniz Arkeolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Limantepe bölgesinde yapılan kazılarda elde edilen bulgular sergileniyor. Türkiye’nin ilk sualtı müzesi olan yapıda kütüphane, konferans salonu ve labaratuar da bulunuyor.  

İçmeler

Mide hastalıklarına iyi gelen içme sularıyla ünlü olan Malgaca İçmeleri, eski Çeşme Karayolu’nun Karaburun Kavşağı’nda yer alıyor. Doğal kumsalı ile yaz aylarında denize girmek isteyenlerin de geldiği İçmeler, şifalı su kaynaklarının yanı sıra su altında kalan tarihi yapılarıyla da önem taşıyan bir yer.  

Yassıca Ada

Urla açıklarında bulunan Yassıcaada, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tesislerinin bulunduğu, plajı, oyun grupları ve kafesiyle İzmirlilerin yaz aylarında deniz tatili yapmak için tercih ettiği bir ada. Yassıcada’ya yaz döneminde Karşıyaka ve Konak’tan vapur seferleri düzenleniyor.  

Yıldıztepe

 

Urla İskele’de muhteşem bir manzaraya sahip olan tepede yer alan Yıldıztepe Şehitliği, Büyük Taarruz sonrasında 57. Topçu Alayı’nın 1. Batarya Komutanı olarak İzmir’e giren Yüzbaşı Kemal Bey ve Seyisi Urfalı Onbaşı Baki’nin mezarlarının bulunduğu şehitlik.

Yüzbaşı Kemal Bey ve Onbaşı Baki 11 Eylül 1922 gecesi bataryasıyla Urla’yı kurtarmaya giderken, Abdullah Ağa mevkisinde kaçan düşman gemisinden atılan mermilerle şehit oldu. Şehitlik, İskele Mahallesi’nde 1965’te inşa edildi.

Güvendik

Çeşmealtı’nda havanın açık olduğu dönemlerde İzmir Körfezi ve Urla Yarımadası çevresindeki 12 adayı görebileceğiniz, muhteşem bir konumda yer alan Güvendik Tepesi‘nin çevresi çam ormanlarıyla kaplı. Özellikle hafta sonları piknik yapmak ve manzarayı izlemek isteyenler Güvendik Tepesi’ne geliyor.  

Bademler Köyü

 

Türkiye’nin tiyatrosu olan ilk köyü Bademler Köyü, Urla’nın en ünlü köylerinden. 1933 yılında öğrencilerin köy meydanında oyun sergilemesiyle başlayan tiyatro serüveni köyde günümüzde de devam ediyor. Sıkıyönetim dönemleri dışında hemen her yıl oyun sahneleyen Köy Tiyatrosu’nun oyuncuları, ziraatla uğraşan köylülerden oluşuyor.

Bademler Köyü, kütüphanesi, özel çocuk oyuncakları müzesi ve çiçek seraları ile de ünlü. 1963 Berlin Altın Ayı Ödülü’nü kazanan ‘Susuz Yaz’ filminin konusu Bademler’de geçmiş ve film bu köyde çekilmiş.

Köstem Zeytinyağı Müzesi

 

Urla’ya bağlı Uzunkuyu Köyü’nde bulunan Köstem Zeytinyağı Müzesi, dünyanın en büyük zeytinyağı müze kompleksi unvanına sahip. Köstem Kültür, Eğitim ve Müzecilik Vakfı tarafından hayata geçirilen müze 20 bin metrekare toplam alan içinde 5 bin 650 metrekare kapalı alana sahip.

Müzenin kompleksi içerisinde Zeytinyağı Teknoloji Müzesi, zeytin, zeytinyağı kültürü bilgilendirme bölümleri, Sabun, Hijyen ve Temizlik müzesi, modern zeytinyağı fabrikası, modern zeytinyağı deposu, satış dükkanı, restoran, çocuklar için tarım eğitimi bahçesi, butik dinlenme evi ve zeytin koleksiyon bahçesi bulunuyor.

Urla'nın Köyleri

 

Urla, İzmir’de köylerde aktif yaşamın devam ettiği ilçelerden. Urla’ya bağlı 37 köy (kırsal mahalle) bulunuyor. Urla’nın birçok köyü kendine has yaşamı, gelenekleri, üretim ekonomisi ve festivalleriyle tanınıyor.

Doğal yaşama tanık olup, mis gibi havasında şehir yaşamından uzaklaşacağınız en güzel Urla köyleri arasında Barbaros, Bademler, Balıklıova, Demircili, Gülbahçe, Kuşçular, Kalabak, Nohutalan, Özbek, Torasan, Yağcılar ve Zeytinler bulunuyor.

Plajlar

 

Urla’nın İzmirliler tarafından ilgi görmesinin en önemli sebebi İzmir’de şehir merkezine en yakın plajların Urla’da bulunması. Özellikle yaz aylarında, Kalabak sahilinden Balıklıova sahillerine kadar uzanan yaklaşık 40 km’lik sahil şeridinde, büyüklü küçüklü özel tesisler ve kamu kuruluşlarına ait kamp ve çeşitli alanlara kurulan çadırlarla birlikte deniz keyfi yapmak isteyenler Urla’ya geliyor.

Yılın yaklaşık 200 gününü açık ve güneşli geçiren Urla, bu özelliğiyle her mevsim turist ağırlayan bir belde. Urla’nın en popüler plajları Kum Denizi Plajı, Demircili (Melengeç), Altınköy Koyu ve Çeşmealtı Mavi Plaj.

Festivaller

 

Urla ve köyleri, Ege’nin geleneksel yemeklerinin yapıldığı leziz sebze ve otların yetiştirildiği en önemli bölgeler arasında. Urla, Akdeniz tipi beslenme tarzının örneğinin görüldüğü, zeytinyağlı yemekleri ve otlarıyla biliniyor. İlçe merkezi ve köylerde düzenlenen festivaller bu müthiş lezzetleri tatmak için birer fırsat.

Özbek köyünde düzenlenen Mart Dokuzu Ot Festivali, her yıl nisan ayında gerçekleştirilen Urla Enginar Festivali, mayıs ayında düzenlenen Barbaros Oyuk (Korkuluk) Festivali, temmuz ayındaki Toprak Sahne Tiyatro Festivali ve eylül ayındaki Nohutalan Kavun Festivali ilçedeki festivallerden bazıları.